KUŞ MERAKI SİZDE DE VAR MI: KUŞ VE KUŞBAZLAR

0
45

Anlatan: Konsolitçi Kuşbaz ASAF (Büyük Gazete, 1934)

Sonbahar kuş mevsimidir. Kırlarımız, dağlarımız, bahçelerimiz bir aydan beri kuş sesleri ile doludur. Pazartesi günleri Yenicamideki mezat yerinde binlerce kuş alınıp satılıyor. Türkiye’de ve daha ziyade İstanbul’da, Bursa’da kuş meraklıları yüzlerce, binlerce değil; belki yüz binlerce imiş. Kuşçubaşı Arif Efendi merhumun oğlu İsmail Zühtü Beyin, şair ve muharrir Bedri Ziya Beyin, Hasan Paşa zade Emin Paşanın, meşhur Hafız Yaşar Beyin, Emirganlı Hamit Beyin, bu meraklı zevat arasında olduğunu çoktan beri işitiyoruz.

Halkın bu kadar meraklı olduğu kuş ve kuşçuluk hakkında biz de okuyucularımıza malumat vermek istedik ve bu maksatla da kuşlar hakkındaki ihtisas ile meşhur Konsolitçi Asaf Beyi; aradık, bulduk ve sorduk:

— Azizim! Memleketimizde en makbul olan kuşlar hangileridir?

Konsolitçi şu cevabı verdi:

— En başta florya gelir. Bir tek kuşa yüzlerce lira verileceğine elbet inanmazsınız! Fakat inanınız! Üç dört sene evvel meşhur Hafız Yaşar Bey; Üsküdarlı Mehmet Reisten bir tek florya aldı. Bilir misiniz bu kuş için kaç lira verdi? Tam yüz lira ve bir de yirmi beş lira kıymetinde (tek dilli hoca ali bir ispinoz) kuşu verdi… Yani yüz yirmi beş lira… Fakat kuş ta kuştu. Bunun yanında bülbül kaç para eder. İnsan dinlerken ağzının suyu akardı.

İspinozlara gelince: İstanbulda hiç kimsenin elinde iyi bir ispinoz yoktur.

Alemdağı ormanlarının ispinozları vaktiyle çok meşhurdu. Fakat bunların İstanbulda şimdi nesli tükendi. (Tek dilli hoca aliler) den, (Velveliler) den, (İryaf cafcafiler) den tek bir kuş bile bulamazsınız. Size biraz da Fanyetalardan bahsedeyim: Bu kuşların kıymeti İstanbulda yeni yeni anlaşılmağa başladı. Fanyetalar İtalya’da çok makbuldür. Roma’da, Napoli’de, Sanremo’da bir küçük evden başlayarak en büyük ve lüks salonlarda bir Fanyetanın nağmesi mutlaka işitilirmiş.

Fanyeta gayet nazik, en hafif bir rüzgârdan bile müteessir olur, tatlı ötüşlü bir kuştur. Fanyetalar iki nevidir. Biri geçim Fanyetası, diğeri taş Fanyetasıdır. Bunlar yade öteni de taş Fanyetasıdır. Bunlar yuvalarını bülbül yuvaları yanında yaptıkları için yavrular bülbül dinlerler ve büyüdükleri zaman sırf bülbül nağmesi yaparlar.

— Saka kuşlarının kıymeti yok mudur?

— Meraklısı çok azdır. Vakti ile Osmanlı âyan meclisi reisi olan merhum Ahmet Rıza Bey; yalnız saka beslerdi. Şimdi de Ömer Bey ile arabacı Ahmet ağada çok güzel sakalar ve erkek saka ile dişi kanaryadan alınmış melez kuşlar vardır. Bu melezlerden birini geçen pazartesi Yenicamide Ömer Beyin elinde dinledim. Aman efendim ne ötüş o… İnsan; dinledikçe doyamıyor. Herkes (kırk bir buçuk maşallah) dedi.

— Kanaryalar hakkında ne diyeceksiniz?

— Bizim sekiz on devirli, bülbül tuhfeli yerli kanaryalarının pek az kalmıştır. Şimdi herkes (Cerman) denilen Alman kanaryasına merak sardığı için eski nesil kanaryalar kimsede bulunmuyor. Fakat şunu size salâhiyetle söyliyeyim ki İstanbulda iyi Cerman kanaryaları pek azdır. Adeta yok gibidir. Hafız Yaşar Bey ile Emin Paşanın elinde bir kaç tane iyi Cerman olduğunu söylüyorlar ama dinleyemedim. Yalnız Arif Efendi merhumun oğlu İsmail Zühtü Beyin Cermanlarını Eyüp’te Babahaydardaki evinde dinledim ve çok beğendim. Fakat Hafız Yaşar Beyin iki Cermanının üstüne kuş yoktur diyorlar. Belki de öyledir.

— Kanaryaların erkeği ile dişisini nasıl fark edersiniz?

— İşte o, çok mühim, çok nazik bir iştir. Kanarya ötmeden evvel onun erkek mi, dişi mi olduğunu İstanbulda ve memleketimizde İsmail Zühtü Beyden başka anlayacak hemen hemen yok gibidir. Bu zat; hatta bir metre uzaktan dahi olsa şöyle bir baktı mı kanarya erkek mi, dişi mi, hasta mı, sağ mı, kaç yaşındadır, öter mi, ötmez mi size hemen söyleyiverir.

— Memleketimizde kuş meraklılarının pek çok olduğunu söylüyorlar. Doğru mudur?

— Pek çoktur, yüzlerce değil, binlercedir. Bu meraklı kimseler arasında yüksek zevat dahi vardır. Mesela’ muhterem Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Beyefendinin bu nazik, sevimli hayvanları çok sevdiklerini işitirim. Şüphesiz hakları vardır. Her günün uzun, yorucu ve çok çetin işlerinden sonra mesela bir cuma günü evlerinde bir iki saatlik istirahat zamanlarında bir fincan kahve içerken bütün evi neşeli nağmeleriyle dolduran bir kanarya, yahut bir florya; yorgun dimağlarına elbet kuvvet verir. Adeta can verir.

İstanbul polis müdürü Fehmi Beyefendinin kuşlara çok meraklı olduklarını işittim. Hatta kendilerinde meşhur beyaz kanaryalar da varmış. Her kimin varsa Allah bağışlasın! Kuş; evlât gibi sevilir ve sevilmeğe de layık bir mahlûktur. Kuşlar hakkında size fazla bir şey söyleyecek değilim! İnşallah gene görüşürüz.

Konsolitçinin bu sözü üzerine elini sıktım ve ayrıldım.

Paylaş

CEVAP VER