İSTANBUL OPERASI NE ALEMDE: Dünü – Bugünü – ?Yarını?

0
59

İSTANBUL OPERASI NE ALEMDE

Yola ilk 1936’da çıkılır, İstanbul Operası…

Proje 3 kez değişir, bir türlü yapılamaz…

1969’da Atatürk Kültür Merkezi yapılır ve açılır…

daha ikinci yılında1970’te yanar, yenilenir…

2018’de yıkılır, İstanbul Operasının tanıtımı yapılır…

Bekleyip göreceğiz ne olacak…

(Bu yazı; panorama, 1955)

İSTANBUL’DA bir opera inşası için 1936 yılında Belediye tarafından teşebbüse geçildi. Evvelâ Avrupa’da meşhur bir ecnebi mimara, sonra da Belediye hizmetindeki diğer bir ecnebi zata projeler yaptırıldı.

Her iki deneme de mahalli ihtiyaçlara cevap veremeyince, projelerin hazırlanması işi Y. Mimar Rükneddin Güney ile Y. Mimar Feridun Kip’e tevdi olundu.

Binanın ilk projesine, fazla varidat temini gayesiyle, bazı yabancı unsurlar ilâve edilmişti. İnşaata da bu şekilde başlandı. Arada bir güçlükle ayrılabilen ve bu ölçüdeki bir yapı işinin başarılmasına imkan vermeyen ufak tahsislerle inşaata bir zaman devam edildi. Nihayet bir gün, Belediye, operaya daha fazla tahsisat ayırmaya muktedir olamayınca, yapı faaliyeti büsbütün tatil edildi.

Aradan birkaç sene geçtikten sonra, salon kısmının iskeleti bitmiş olan binayı devlet, İstanbul belediyesinden devir alarak mülkiyetini Maarif Vekâleti Devlet Tiyatroları Umum Müdürlüğüne ve yeni ihtiyaçlara göre kısmen tadili suretiyle inşasını da Nafia Vekâletine devretti.

Proje işleri, her türlü tesisat ve hesabatiyle birlikte yeni programa göre yeni baştan hazırlatılmak üzere, yine aynı iki Türk mimarına ihale edildi.

Binanın kalan yarısının hafriyatı ve betonarme işleriyle bu kısmın çatısının örtülmesi işi de hemen aynı günlerde bir ecnebi inşaat firmasına ihale edilmiş bulunuyordu.

Binanın hususiyeti dolayısıyla tahaddüs eden döviz ve diğer formalite meseleleri, mimarın devletle mukavele imzalamasını aylarca geciktirdi. Nihayet bir formül bulunarak mimar projeleri hazırlamaya başladı.

Ancak; bir opera projesi en karışık bina projelerinden daha fazla etüt ve mesai icap ettirdiği için, hazırlanan projelerin tetkik ve kabulü işi de —çeşitli, yerli mütehassıslardan maada, ecnebi firmalarla da ayrı ayrı teknik istişareler yapılması zarureti dolayısıyla— tahminden çok fazla vakit almış bulunuyor.

Tasarlanan projeye göre opera binası halen iskeleti, inşa edilmiş bulunan “salonlar” kısmı ile inşa safhasına gelmiş olan “sahne ve müştemilâtı” kısımlarından müteşekkildir.

“Salonlar” kısmı 1600 kişi alan 3 balkonlu bir opera salonu, 500 den fazla dinleyici alabilen bir konser ve küçük tiyatro salonu, devlet merasimlerinin yapılacağı büyük salonlar, fuayeler, idare kısımları, büyük tiyatro lokantası ve müştemilâtı, tiyatro müzesi, tiyatro kütüphanesi ve mevzu ile ilgili her türlü ihtiyaca cevap veren diğer mahallerden ibarettir.

“Sahne ve müştemilâtı” kısmında ise en modern sahne tekniğini ihtiva edecek döner, sürülür ve asansörlü 6 adet büyük sahneler manzumesinden maada, her türlü teknik mahaller, artist çalışma ve istirahat salonları, atölyeler, depolar, büyük bir teraslı bale çalışma salonu, prova sahnesi, artist ve işçi kantinleri ve muhtelif zaruri ihtiyaçları karşılayan diğer mahaller mevcuttur.

Opera binası Taksim meydanının Ayaspaşa istikarneti müntehasına, içinde 100 otomobillik bir otoparkı bulunan geniş, yeşillik bir sahaya yerleştirilmiştir.

Binanın dahilinde ve haricinde en modern mimari imkânlardan faydalanılmış, opera gibi müstesna bir hususiyet taşıyan binanın, şehrin en mutena yerindeki mevkiine lâyık bir yapı olmasına azami ihtimam edilmiştir.

Halen mimari, statik hesabat, akustik, klima ve havalandırma, sıhhi tesisat, kalorifer, elektrik (kuvvetli ve zayıf akım) avan projeleri tamamlanarak tasdik edilmiş bulunuyor. Bunların kafi projeleri de en geç üç ay içinde tamamlanmış olacaktır. İhale evrakı da bu müddet zarfında hazırlanmış olacağına göre, tahminen 4 ay içinde binanın tamamını anahtar teslimi ihale etmek mümkün olabilir.

Binanın tamamının 2 buçuk, nihayet 3 sene zarfında tamamlanabileceği tahmin edilmektedir.

 

Paylaş

CEVAP VER