CAZ VE KOKAİN

0
262

Büyük Şehir Belediye Reislerimize:
Radyo ve sesli film çıkınca bütün dünyada saz çalan sanatkârların vaziyeti, birdenbire sarsıldı. Sinemalarda iş kalmadı. Radyo orkestralarında bütün işsizleri kullanmak imkânı olmadığı için açıkta kalanlar epey sıkıntı çektiler. Fakat çok zaman geçmedi, bunların imdatlarına sesli film stüdyoları yetişti. Barlarda iş bulanlar sa, senelerden beri üstlerinde emek verdikleri sazların cazbant müziğinde on para etmediğini gördüler. Çello çalanlar; saksofona, mükemmel flüt, klarnet çalanlar davula, bancoya, tara çalıştılar. Bir cazbant takımında birkaç sazdan anlamakta lazımdı. Birçok solistler bu yüzden mesela saksafonculuğa başladılar.
Bir sazı kusursuz çalmaya bütün bir ömür kâfi değilken, sırf aç kalmamak korkusuyla iki üç saza birden sarılanlar, eskiden bildiklerini de unuttular.
jozefin Bakerle Paul Whiteman el ele verince; dünya zıvanadan çıktı.
Viyanalı Ştravs, valslerile beraber salonlardan koyuldu. Klasik ve romantik müziğin hayranları azalmaya başladı.
Müzik terbiyesi kuvvetli olan memleketleri bu caz salgını pek sarsmadı. Bize gelince, yeni müzikte dağarcığı boş olan milletlerin başında geldiğimiz için, bu mikrop en çok bizim bünyemizi kemirdi. Mütarekede beyaz Ruslar morfinle kokaini getirdiler. Barlarda ve plâklarda ‘çalınan Paul Whitemanın [sinir müziği] keyif verici maddelerin yayılma hududunu genişletti. Kokain çekenler; zengin ve sefih tabakaya inhisar etmedi. On beş sene içinde Şişliden Eyüpsultan, Eyüpsultandan Anadolu kasabalarına vb serseri paşa zadeden mektep talebesine kadar memleketi zehirli kıskacı içine alan kokain, kuvvetini ve hızını [sinir müziği] nden aldı.
Bu iki belanın önüne plânla geçilebilir: Belediyeler; ellerindeki salâhiyeti kullanırlarsa bu iş kendiliğinden oluverir. Çalgılı yerler; beledi-yelere kazanç ve sınırlarına göre bir nevi çalgı vergisi veriyorlar. Banco ve saksofon gibi caz aletleri yerine obva, keman vesaireden mürekkep klasik orkestra takımları bulundurmayı tercih eden müesseseleri belediyeler bu ağır vergiden muaf tutsalar ve diğerlerine zam yapsalar bu himaye sisteminin az zamanda faydalı neticeleri elde edilir. Şehir tiyatrosu bazı vergilerden muaftır. Klasik orkestra ile halkın zevkini ve duygularını terbiye edecek olan konserli kahveler neden bundan istifade etmesin?
Bu yapılırsa, can hiç bir yerde tutunamaz, kahve müziği memlekette yerleşmeye başlar. İşsiz sanatkârlara da çalışma kapıları açılır.
Belediyelerimiz, böyle bir karar verirler, Ankara ve İstanbul radyoları da planlı klasik konser neşriyatına başlarlarsa çıban temizlenir. Yarının ağır, mesuliyetli işlerinde vazife alacak körpe nesli, bu irade kemirici caz müziğinin büyüsünden kurtaralım!..
Unutmayalım ki materyalist bir terbiye vermeye mecbur olduğumuz ( kız – erkek ) gençlik ( keyif müziği ) yüzünden Çemişkezekte bile salon kuklası olmaya yelteniyor!
E. Behzat

 

CEVAP VER