İSPİRTİZME HİLELERİ

0
1405


1

Ruhlarla konuşabileceğini iddia edenler arasında tanınmış mütefekkirler de vardı. Burada gördüğünüz İngiliz filozofu Crookes de bu iddianın peşinde sürüklenenlerdendir.

İSPRİTİZMA merakı bazı muhitlerimizde adeta bir salgın halindedir. Batıl inanışlara ve adi falcılıklara dudak bükenler arasında bile ispritizma tecrübeleri için büyük bir merbutiyet gösterenler çoktur. İstanbul’un Şişli, Maçka, Nişantaşı, Moda vesaire gibi nispeten okumuş, oldukça müreffeh ve monden aileleri arasında akşamları ceviz masanın başına geçerek bir “Medyum” un yardımı ile yarı karanlıkta ruhları davet edenler ve heyecan içinde onlarla haberleşenler az değildir. İşte bundan dolayıdır ki Liyon polis teknik laboratuarının direktörü bulunan Doktor Locard tarafından bu mevzuna dair yazılan kıymetli bir tetkik makalesi dikkatimizi celbetti ve orada sayılan müşahedelerden okuyucularımızı da haberdar etmeyi faydalı gördük.

Bu tecrübelerle uğraşanlar vücuttan ayrı ruhların varlığına ve onlarla haberleşmenin mümkün olduğuna inanıyorlar demektir. Bu hadiselere ihtimal verenler arasında Crookes, Lombroso, Richet ve Conan Doyle gibi tanınmış fikir ve ilim adamları da vardır. Ektoplazma, telepati gibi birçok garip ve fevkalade hadiselerin varlıklarını fizikte, psikolojide ve fizyolojide sabit değildir diye toptan inkar etmek ilmin ihtiyatına uygun gelmez. Doktor Loccard’ın dediği gibi herkesin inanışına hürmet etmek lazımdır ve imanları münakaşa mevzuu yapmak doğru değildir. Sebebini ve kanununu elle tutulur gibi bilemediğimiz her meseleyi inkâr etmek kabul etmek derecesinde ihtiyatsız ve yanlış bir hareket olur. Ancak elinde, fazilette, vatan ve milliyet duygularında bile sahtekârlık yapanlar bulunduğu gibi bu çeşit esrarengiz hadiselere inanmak ve inandırmak hususunda da birçok hilekârların mevcut olduğunu unutmamalıdır.

2

İspritizmanın bir şarlatanlıktan başka bir şey olmadığını şu resim bütün vüzuhile isbat ediyor: Bir zamanlar saf insanları ispritizmaya inandırmak için böyle uydurma fotoğraflar neşredilirdi. Güya bu çocuğun ölen annesinin hayali ispritizma ile oğlunun yanına geliyor. Halbuki resimdeki kadın bir fotoğraf hilesinden başka bir şey değildir..

Bakınız polis laboratuarı direktörü olan doktorun getirdiği şu misal ne kadar kuvvetlidir: Hayli zaman evvel Liyon şehrinde bir şarapçı ile karısı dükkanlarında ölü bulunuyorlar. Polis katillerin izini bulamıyor. Halk cinayetin civarda türeyen bir haydut çetesi tarafından yapılmış olduğunu sanıyor. Bu sırada Vernay adlı bir adam elindeki sihirli değnekle katilleri keşfedebileceğini haber veriyor. “Medyum” polislerle birlikte değneğin gösterdiği istikametlere doğru gidiyorlar. Bir meyhaneye vardıkları zaman masanın üzerinde üç şişe görüyorlar. Bunlardan biri boştur. Vernay bu şişeyi katillerin içtiğini söylüyor. Meyhaneci de biraz evvel halleri ve simaları kötü tesir yapan adamların bu şişeyi boşaltarak gittiklerini anlatıyor. Peşlerine düşüyorlar, kırları ve dereleri aşıyorlar. Nihayet Vernay katillerin hududu geçmiş olduğunu esefle söylüyor. Yapılan tahkikat da ayni neticeyi verince sihirli değneğin kudretine herkes inanıyor. Bu sihirli değnek takipçileri hapishaneye doğru götürüyor. Kapı polis heyetine açılıyor ve nihayet sihirli değnek mahkûmlardan bir kamburun üzerinde duruyor. Tahkik ediliyor ve anlaşılıyor ki bu kambur katillere gözcülük etmiştir. Bu hadisede gösterdiği keşif muvaffakiyetinden dolayı Vernay uzun yıllar polisin bir yardımcısı olarak kullanıyorlar. Fakat cinayetleri ve hırsızlıkları daima keşfettiği halde hırsızları tutmakta hiç muvaffakiyet gösteremeyen bu “Medyum” un nihayet bir hırsız çetesinin reisi olduğu meydana çıkıyor ve o zaman adet olduğu veçhile dilinden asılarak idamına hüküm veriliyor. Yine Liyon’da Cihan harbinden evvel Philippe isimli meşhur bir falcı varmış. Şehrin civarında debdebeli bir köşkte oturur ve kendine müracaat edenlerin her türlü dertlerine deva bulurmuş. O zaman‘bu adam bütün Avrupa’da o kadar şöhret kazanmış ki sabık Kayser bile kendisine bir kaç defa müracaat etmiş, Hele falcılara büyük bir bağlılık gösteren son Rus Çarı İkinci Nikola henüz “Raspoutine”i tanımadan önce hep onu çağırtırmış. Bir gün Philippe İmparatorun odasında bulunurken içeri bir zabit girmiş hükümdarı selamlamış, söyleyeceğini söyledikten sonra yine selam verip çıkmış. Fakat falcıya hiç bakmamış. Pek nazik ve terbiyeli bir adam olan Çar zabitin onu da selamlamamış olmasını mazur göstermek için birkaç kelime söylemek isteyince Philippe şu cevabı vermiş: “Beni görmemesi gayet tabii idi, çünkü kendimi görünmez hale getirmiştim?” Şu cevap medyumların bazen ne cüretli ne küstah bir ruh taşıdıklarını açıkça göstermez mi? Yine aynı şehirde ve bu falcının köşküne yakın bir yerde balmumundan yaptığı demetleri satan garip fakat korkunç bir falcı daha varmış. Bir düşmanından kurtulmak isteyenler ondan böyle bir bebek alır ve bebeğin kalbine bir iğne saplarmış. Tecrübeleri boş çıkanların bunu başkalarına söylemelerine veya hükümete şikâyet etmelerine elbette imkân olamazdı. Yine polis laboratuarı hekiminin anlattığı şu hadise bizde benzerleri eksik olmayan vakalardandır:

3

İspritizma hileleri saymakla bitecek gibi değildir. Şu koltuğun üstündeki tabloya dikkat ediniz ve sonra sağdaki resme bakınız…

Büyük harpte sevgili kocasını kaybeden bir zengin madam ispritizma masası vasıtasıyla kocasının ruhuna hitap etmek merakına düşer. Bunu duyan kurnaz bir aşçı kadın kuvvetli bir medyum olduğunu ileri sürerek eve kapılanır ve geceleri madamı kocasının ruhu ile, hatta gölgesiyle konuşturmaya başlar. Fakat mahalle kadınları arasında övünerek gevezelik ettiği için uzun zaman hâkim olduğu ailede nihayet ipliği pazara çıkar.

4

İspritizma hokkabazlığına inananlara göre küçük bir ceviz masa ruhları çağırmak ve meçhulleri keşfetmek için kafidir. Ve bu saf insanlar masanın hareketinden manalar çıkarmaya çalışırlar. 5

….Tablo, bir medyum hilesiyle, asılı bulunduğu yerden kendi kendine inip koltuğun üzerine yerleşiyor.

6

Şarlatan medyum kumanda veriyor: Ellerinizi masaya koyunuz ve arzularınızı sıra ile tekrar ediniz!

Doktor ispritizma merakı ile yakın zamanlarda zengin bir adamın nasıl soyulduğunu uzun uzun anlatıyor. Yalnız şahısları ifşa etmemek için vak’a kahramanının ismini söylemiyor. Bu zat ispritizma tecrübeleri yapılan bir kahveye devam edermiş. Avrupa ve Amerika’da böyle kahveler ve kulüpler var. Birçok adamlar burada eğlenmek, vakit geçirmek için girerken, bir kısmı da hakikaten inanarak       ve duyarak devam ederler. Doktorun “Morel” müstearile bahsettiği zengin ve saf adam da bu ikinci çeşit müdavimlerdendir. Orada kendisi ile dost olan iki a çık göz bunun işe çok düşkün olduğundan istifade ederek hususî ispritizma tecrübelerine girişiyorlar ve kendisini meşhur haydut Lois Mandrin’in ruhu ile konuşturuyorlar.

7

İspritizma hokkabazlarının öyle kurnazları vardır ki şu masayı, göze görünmeyecek bir şekilde kullandıkları bir iple döndüre döndüre yürütürler, sonra bunu ispritizma kerametine atfederler.

CEVAP VER