KANUNİ’NİN İNSAN ETİ YİYEN KÖLESİ

0
1379
Scanned by Scan2Net

İnsan eti yedikleri için idam edilen yamyamlar (“Musavver Medeniyet” mecmuasından)

Hind Türk hükümdarı, Kanuni Sultan Süleyman’a bir yamyam köle hediye etmişti. İnsan etinden başka bir şey yemeyen bu köleye idam edilen mahkûmların ciğerleri ve kaba butları verilirdi.

Adapazarı savcılığı pek yakında bir yamyamlık iddiasını tetkik etti. Birkaç kişinin çocukları kuzu gibi boğazlayıp yedikleri iddia olunuyordu. Yalnız Türk basını değil yabancı gazete ve ajanslar da bu iddianın tahkik safhalarını günü gününe takip ettiler verilen haberlerle umumî efkâr günlerce burkuldu, acı acı burgulandı durdu. Bereket versin ki incelemeler menfi netice verdi.

On altıncı asrın ilk yarısında İstanbulluları ve geniş sınırlı imparatorluk halkını bir yam yam işgal ediyordu.

1547 yılında Macaristan Kralı Ferdinant ve Almanya İmparatoru Şarlken ile bir sulh antlaşması yapıldığı için İstanbul’a Hıristiyan hükümdarların elçileri geliyorlardı Bu arada Hindistan padişahlarından Alâeddinin de bir elçisi gelmişti. Elçi Kanuni Sultan Süleyman’dan Portekizlilere karşı yardım isliyordu. Hind hükümdarı Padişaha fevkalâde kıymetli ve az bulunur hayvanat, garip renkli tutiler (papağanlar), baharat, ıtriyat, pelesenkli macunlarla zenci ve hadımlar takdim ediyordu. Zencilerden birisi insan etinden başka bir şey yemiyordu (1).

Halk bu yamyamı görmek için Vezir iskelesini, saray önlerini dolduruyordu.

Matbu kaynaklar bu yamyamın Akıbetini sükûtla geçiyor. Fakat yazma ve eşsiz bir mecmuada görüldüğüne göre insan etinden başka bir şey yemiyen Padişahın bu zerci kölesine cellatbaşı idam edilenlerin etlerin, den verirdi. Zenci insan ciğeriyle kaba bur etine oayılırmış. İnsan ciğerini çiyçiy yer bir kadehe elleriyle sıktığı kanını da içermiş.

1863 de de dünya matbuatını ve umumi efkarını böyle bir yamyamlık hâdisesi daha aylarca işgal etti. İstanbulda çıkan “Musavver Medeniyet” mecmuası bile bu haberi ve yamyamların resimlerini neşretmiş, hâdise hakkında geniş malûmat vermiştir.

Vodo adlı büyük ve zehirli bir yılana tapan Afrika zencilerinden bir grup Amerikanın Antil adalarına göç etmişler, hükümet de insan eti yememek şartile bunların adalarda oturmalarına müsaade etmiştir. Bunların tap-tıkları yılan kabilenin rahib tarafından hislenir, fakat ona ne yedirildiğini memurlarile rahipten başka kimse bilmezmiş. Rahip; rabları yılandan aldığı emirleri halka tebliğ edermiş. Bu emirler ne kadar şiddetli ve kurban edilecek adamların sayısı ne kadar çok olursa halk o kadar memnun olurmuş.

Bu kabile hükümetin bütün dikkatine ve uyanıklığına rağmen mabutları adına insan kurban etmekten vazgeçmemişler, heceleri ormanlara çıkarlar, insan kurban ederler, tanrılarının kafesi etrafında sabahlara kadar dini danslar yaparlarmış. 1863 yılı kânunuevvelinin iptidasında Ebiti şehri civarında oturan Kongo adlı bir çiftçi fakrü zaruretten kurtulmak için şehrin rahibine müracaat c- der. Rahip ona tanrı yılanın şu emrini tebliğ eder:

Zengin olmak istersen bana bir insan kurban et!..

Kongo eve döner, hemşiresi Yuvana ile tanrının emri etrafında görüşürler. Neticede kız kardeşlerinin yedi yaşındaki kızını kurban etmeye karar verirler, bir gün kızı yavaşça rahip Yülyanos’un mabedine kaçırırlar.  O da Filorial adlı birisinin yanında kızı dört gün saklar. Anası arar, tarar kızını bulamaz, kardeşleri ona;

Kızını Cin alıp götürdü. Buna inan. Çünkü rahip söyledi! derler.

Kânunuevvelin on beşinde rahibin hazır bulunduğu bir evde sekiz kişi kızı boğazlarlar. Filorial yavrunun etini parça parça ederek merasime iştirak edenlere dağıtır, onlar Ja çiyçiy yerler. Kanım şarap gibi içerler. Kizir, başını patates ile pişirip kendilerine ziyafet çektikten sonra kafatasını yılanın kafesine korlar. Sonra tanrı yılanın etrafında dans ederler.

Kızın barsaklarile derisini bir yere gömmüşler. Kemiklerini kavurup toz haline getirerek bir kap içine koymuşlar…

Bunlar bir ay sonra Lora isminde bir kızı daha kurban etmeğe karar vermişlerdi. Hükümet bunu haber almış, yamyamları suçüstü bastırarak hepsini yakalamıştır. Mahkemede yamyamlar suçlarını itiraf etmişler ve 1864 yılı ikincikânununun yirmi yedinci gün1 hepsi idam edilmişlerdir. İdam «dilenlerin resimlerini ve bu havadisi İstanbul’da çıkar 4 mart 1290 tarihli “Musavver Medeniyet”, mecmuasının 86 ve 96 inci sahifelerinden aldık.

İ.H.K.

(1) Hammerin Devleti Osmaniye tarihi. Cid 6 Sahife 8.

 

Paylaş

CEVAP VER