MATBAAYI KİM İCAT ETTİ: Jan Gutenberg mi yoksa Jan Mentelin mi?

0
1079
Scanned by Scan2Net

Müteharrik harfler dökerek ilk defa kitap basan, herkesin bildiği gibi Mayans’lı Jan Gutenberg midir? Yoksa Strasburg’lu Jan Mentelin mi?

Yukarda matbaanın mucidi Jan Gutenberg, altta bu keşfin şerefinden hissedar olduğu söylenen Jan Mentelin. Solda aşağıda; Gutenberg’in baskı makinesi. Bu makine el ile işlemekte ve saatte ancak 20 adet kâğıt basmakta idi. Yukarda son sistem Ofset baskı makinesi, saatte 6000 adet basmaktadır.

Scanned by Scan2Net

Büyük keşiflerin mühim bir kısmı ortaklıdır. Bazı defa bir icadın bir kısmını yapanın nasılsa adı unutulmuş veya ikinci plânda kalmış olabilir. Elektriği, telgrafı, telsizi yalnız bir adama mal etmek mümkün değildir. Hatta tek adama ait sanılan keşiflerin ve icatların bile haklı, haksız ortakları var.

Meselâ Amerika kâşifinin adı sorulsa ilk mektepteki çocuk bile derhal Kolomb diye cevap verir. Hâlbuki bir de Amerik Vespüs var ki, Amerika kıtasına adını veren bu adamın Kristof Kolomb’dan bir sene evvel . Amerikayı keşfetmiş olduğunu ileri süren tarihçiler zuhur etmiştir.

Bizde ilk defa matbaayı kim kurdu diye orta tahsil görmüş bir gence sorsanız, derhal Macarlı Müteferrika İbrahim efendi cevabını verir. Hâlbuki o da ortaksız değildir. Çünkü Yirmi sekiz Çelebi Mehmet efendinin oğlu Sait efendi, yani sonraki sıfatı ile sadrazam Sait paşa ortaklık etmemiş olsaydı matbaa kurulamayacaktı. Acaba Sait efendi ile İbrahim efendinin bizde matbaayı tesis etmek hususundaki hizmetlerinin derecesi ve her birine isabet eden Şeref payı nedir?

Scanned by Scan2Net

Bunu tetkik ve tefrik etmek ayrı bir meseledir. Herhalde İbrahim efendi yalnız değildi ve belki başlangıçta himmetin büyük kısmı Sait efendiye aittir. Burada Türkiye’deki matbaacılığın teessüsünü değil, umumî surette kitap basma şerefinin başlangıcını araştırıyoruz. İlk kitap basma hareketinin bütün dünya nazarında Gutenberg’e ait olduğuna şüphe yok. Fakat diğer cihetten bir de Johan Mentelin’in adı var ki, İstrasburg’lular ve bütün Alsas’lılar matbaayı ilk defa kurmak şerefinin bu zata ait olduğunu iddia ederler.

Kitaplar bu zatın adını çok nadir olarak yazarlar. Ansiklopedilerin bazısında onun için ancak birkaç satır yazılmıştır. Adını kimi Mentell, kimi de Mentelin olarak kaydeder. Johan Mentelin, Selestat kasabasında doğmuş ve pek genç çağlarında Istrasburg’a gelip yerleşmişti. İlk işi kitapçılıktı. Fakat onu, alıp sattığı kitapların mahiyetinden gafil bir adam değil, Lâtinceyi ve zamanının kültürünü mükemmel öğrenmiş bir allâme olarak telâkki ederler.

Âlim olduğu kadar el hünerlerinde mahir olan Mentelin, günün birinde tahtadan ince saplar keserek uçlarına kabartma harfler yapmış ve bunları bir araya getirmek sureti ile birkaç satır, sonra da birkaç sayfa yazı basmaya muvaffak olmuştur. Bu şekilde bastığı sayfaları dostlarına gösterdiği zaman onlar böyle bir keşfe ihtimal vermemişler ve yazının büyük bir intizam ile eh le meydana getirildiğine hükmetmişler. Fakat Mentelin tahta harfler yapmakta devam etmiş ve günün birinde bir kitap basmaya muvaffak olmuş. O basit vasıta ile ilk basmaya muvaffak olduğu kitap Virjil’dir. Ondan sonra dinî bir eserle 425 sayfalık bir İncil de meydana getirmiştir.

Filip Linyamin isminde bir müdekkikin 1476 da neşrettiği bir rapora bakılırsa, Mentelin yalnız müteharrik tahta harfler kullanmakla iktifa etmemiş, madenî harfler de dökmeye muvaffak olmuştur. Nihayet Istrasburgluların bu zatı matbaayı ilk icat eden adam olarak ileri sürmelerinde en kuvvetli delicileri, İmparator Üçüncü Frederik’in bir fermanıdır.

Çünkü Mentelin memleketinde ifa ettiği hizmetlere mukabil asalet payesi almış ve İmparator bu payeyi tevcih ederken yazdığı fermanda “Basmacılık sanatının ilk mucidi” sıfatını kullanmıştır. Buna istinat eden ve Gutenberg’in bastığı kitaplara kendi adım dercetmemiş olmasını da bir senet olarak kullanan vatandaşları Mentelin yalnız Istarsburg için matbaa mucidi değil, bütün dünya için de bu işin birinci müteşebbisi olmak üzere tanımak isterler.

Şimdi işi etrafı ile mukayese edebilmek için Gutenberg’in de hayatım ve faaliyetlerini kısaca gözden geçirelim. Hans Gutenberg yahut Johan Gutenberg, Maryans şehrinde doğmuştur. Ailesi Mayans’lı zengin ve kibar tabakaya mensuptu. Fakat bir siyasî mücadele neticesinde mukabil partinin galebesi üzerine aile bir müddet Mayans’ı terk ederek Istrasburg’a ilticaya mecbur olmuştur.

İşte Istrasburg’lulara nazaran Gutenberg sözde bu esnalarda Mentelin’in atölyesine devam etmiş ve ondan matbaacılığın sırrım öğrenmiş, sonra memleketine döndüğü zaman kendi kendine işe devam ederek matbaanın mucidi olarak tanınmıştır. Onun gençlik hayatı hakkındaki malûmatı hayli mühimdir. Muhtelif sanatlarla uğraştığı, bu arada en fazla camcılıkla meşgul olduğu biliniyor.

Eğer hâdiselerin zamanlarını tespit eden rakamlar bulunmasa Istrasburg’luların iddialarına tamamı ile hak vermek lâzım gelir. Fakat rakamların delâleti Gutenberg’in lehindedir. Çünkü Mentelin’in sabit olan doğuş tarihi 1414 olmasına mukabil Gutenberg’in hakikate en yakın bir ihtimal ile 1400 tarihinde doğduğu tahmin ediliyor.

Şu halde Gutenberg öteki zattan on dört yıl kadar yaşlı idi demek olur. Mentelin’in ilk bastığı eser 1473 tarihini taşıdığı halde, Gutenberg’in 1440 tarihinde tahtadan harfler yaparak kitap basmaya başladığı sabittir. Ona isnat edilen “İncil” 1448 tarihinde basıldığı gibi, yine onun eseri olarak bilinen bir takvim de 1448 yılına aittir. Fakat Gutenberg bastığı eserlere adını dercetmediği için, mukabil taraf daima bunu bir vesika olarak kullanmak ister.

Mayans’lılar da işin bu cihetini şöyle izah ederler: Gutenberg zamanının aristokrat tabakasına mensuptu. O devirde böyle işler kibarların uğraşmayacakları hasis meşgaleler addedilirdi. Bastığı kitaplara adını dercetmeyişi bundan mütevellittir. Gutenberg 1468 de ölmüştür. Mentelin’in vefatı on sene sonradır. Umumî kanaate göre Mentelin basmacılık sanatını Gutenberg’den öğrenmiştir.

Fakat Gutenberg, hayatında olduğu gibi ölümünden sonra dahi rakiplerden ve ortakların zararlarından kurtulamadı. Malumdur ki, o, ilk matbaayı Mayans’ta Johan Fust ile birlikte kurmuştu. Fakat bir müddet sonra ikisi arasında ihtilaf çıktı. Sermayeye sahip olan Johan Fust fikrin ve icadın sahibi olan Gutenberg’i açıkta bıraktı ve onun yerine Peter sovaffer adlı birini ortaklığa aldı.

Gerçi Gutenberg daha sonra türlü müşkülat içinde kitap basmaya devam etmiş ise de, dünya medeniyetinin velinimetlerinden biri olduğu halde icadından hemen hiç edemeyerek hayatını güçlükler içinde tamamlamıştı. Ölümünden sonra da Metelin’in rekabeti hala onun ruhunu tazip etmekte devam ediyor.

 

Paylaş

CEVAP VER