TARİH BOYUNCA ORDULAR VE UYGUNSUZ KADINLAR

0
949
Scanned by Scan2Net

Yukarıda ve aşağıdaki resimlerde son Kore savaşları esnasında yakalanan Yerli uygunsuz kadınlarla çalıştıkları salaş gazino görülüyor.

Yazan: B.G. Cromvell

Çeviren: EMREHAN

Eskiden bazı Avrupalılar o tip kadınların orduya yiyecek kadar lüzumlu olduğunu iddia ederlerdi. Buna rağmen uygunsuz kadınlara, resmî olarak pek az müsamaha gösterilmiştik Çok zaman bu kadınlar, hayatları tehlikede olduğu halde büyük güçlüklere rağmen; para kazanmak ve askerleri eğlendirmek için ahlâksızlıklarından vazgeçmemişlerdir. Askerler sulh için savaşırlar. Fahişeler de askerlerin yanında kalmak için mücadele ederler.

Scanned by Scan2Net

Bütün emir ve yasaklara rağmen son harpte fahişeler işi iyice azıttılar. Bundan da anlaşılıyor ki bu kadınlar kanun ve cezalara aldırış etmeden en tehlikeli yerlerde bile askerlerin peşini bırakmıyorlar.

Eski zamanlarda Avrupa’da her askerin bir kadım olduğu malûmdur. Asker nereye giderse, o da onu takip ederdi. Muharebelerde bile ilk askerî hastabakıcı bu kadınlardı. Buyandan hastalara bakar bir yandan da sağlamların gönlünü eğlendirirlerdi.

Orta çağlarda orduda asker sayısı kadar bu tip kadın vardı. Subayların rütbe ve parasına göre bu miktar artardı. Zamanla vaziyet o kadar fenalaştı ki kadınları askerlerden uzaklaştırmak icabetti. Fransa krallarından Dagobert bir fahişenin eline dokunan askere 600 dinarlık ceza veriyordu. Koluna dokunursa bu miktar iki misline çıkarılıyordu. Şayet göğsüne dokunursa dört misli yükseliyordu. Daha ileri giderse; bütün askerliğini borç ödemek için yapardı. Şayet asker, bu parayı ödemezse kulağı veya burnu kesilirdi.

Haçlı seferlerinde, bu kadınlar yine orduya girdiler. 1100 kadın, erkek kıyafeti ile Aslan Yürekli Rişar’ın ordusuna iştirak etmişti. Bu sırada zührevî hastalıklar arttı, askerler kuvvetsiz düştü. Bunu gören Rişar, yeni bir kanun çıkarttı ve bu kadınları askere yanaşmaktan menetti. Suçüstü yakalanan kadın ve askeri, askerlerin ortasında soyup cezalandırdı.

Scanned by Scan2Net

1158 de Kral Frederick askerlerin arasında yakaladığı kadının burnunu kestirir, askerleri cezalandırırdı.

Kral Ogüst, bu kadınları, orduya girmekte serbest bıraktı, fakat vergi aldı. Orta çağda Almanlar da aynı usulü tatbik ettiler.

Maximilian zamanında, askerlere karılarını da beraber götürme izni verildi. Fakat fahişeler birçok askerin karılarını boşamasına sebep oldular.

1600 senelerinde ise; Almanya- da ahlâksız kadınlar ve levazım erleri bir harp malûlünün idaresine bırakılırdı. Bu malûle “Fahişe Çavuşu” denirdi. Taburda fahişelerin kendi bayrakları vardı. Levazım erleri bu kadınları rahatsız etmesin diye çavuş en güzellerini yanında yürütürdü. Çavuşun en mühim vazifelerinden biri de Subayların fahişelerine, kimsenin sataşmamasını temin etmekti.

1700 de zührevî hastalıklar son derece arttı ve bütün Avrupa’ya yayılmasına mâni olmak için büyük gayretler sarf edildi. XIV Lui orduda ve civarında fuhuş yapan kadınların burun ve kulaklarının kesilmesini emretti.

1726 da da orduda fuhuş yapan kadınlar beline kadar soyulur, ellerinde kırbaç bulunan asker taburunun arasından geçirilir ve ölünceye kadar dövülürdü. Bazı kamplarda ise “Çiçek” cezası tatbik edilirdi. Fahişenin alnına çiçek resmi ’ yapılır ve yüzü, uzun zaman çıkmayacak bir boyayla siyaha boyanırdı.

Bir de “tahta ata bindirme” cezası vardı. At iki tahtadan müteşekkildi; Bu tahtaların birer yanı keskinleştirilir ve kayışlarla birbirine birleştirilirdi. Kadın bu tahta ata bindirilir ve bacaklarına ağırlık bağlanırdı. Fakat bütün bu ağır cezalara rağmen, tarih boyunca fahişeler askeri mıntıkaların etrafında dolaşmaktan vazgeçmemişlerdir. Zira bu talihsiz kadınların çoğu için hayatlarını kazanmanın yegâne yolu buydu.

İngilizler, bu işle mücadelede, bu kadınları cezalandırmaktan ziyade, onları kontrol etmek yolunu tutmuşlardır:

1886 da Lord Roberts askerî umumî evlerde kâfi miktarda kadın bulundurulmasına izin verdi. Bunlar geçer derecede güzeldiler. Hepsinin birer evi vardı ve sık sık sıhhî muayeneye tâbi tutuluyorlardı. Çok tenkit edilmesine rağmen Lord Roberts bu usulün zührevî hastalıkları bariz derecede azalttığını ispat etti.

Yukarıda söylendiği gibi Avrupa ordularında fuhuşla şiddetli bir şekilde mücadele edilmesine rağmen hiçbir zaman ortadan kaldırılamamıştır. Bu son yıllarda hakikat olan bir şey varsa, o da artık orduyla birlikte dolaşan bu tip kadınların maziye karıştığıdır.

Paylaş

CEVAP VER