REFİK HALİD KARAY: CASUS KADINLAR

0
23

Kurşuna dizildiği zaman birçok değil, kalbinden bir tek ölüm yarası alan kadın casus.

Gazete haberlerinden öğrendiğimize göre bu harbe dair ciddi ilk casusluk kitabı İngiltere’de satışa çıkarılmış. Varan bir! Ömrü vefa edenler yüzlercesini, binlercesini okuyacaklardır. Nitekim birinci cihan harbinden sonra okumakla tüketememiştik, bir çoğunun da tesiri altında kalmış, tüyler ürpertici vakaları yıllarca zihnimizden silememiştik.

Fakat bilmem siz de dikkat ettiniz mi: Bu harpte kadın casusların bahsi pek geçmiyor. Sahnede ne bir Mata Hari, ne de bir Fraulein Doktor var. Acaba 1914-18 harbi kadınların bu işte pek faydalı olmadıklarını mı meydana, koydu? Zira en sayılı bir Alman casusu olan bu Fraulein Doktor’un, yani asıl adı ile Matmazel Lisbeth Schragmüller’in binbir tecrübeden sonra vardığı hüküm şudur: “Kadınlar casuslukta kullanılmaz vasıtalardır; hatta tehlikelidirler.” Hâlbuki kendi hayatı ve hizmeti bu hükmü çürütmektedir; onun Almanya’ya büyük yardımları dokundu; Fransa’da ise bir Marthe Richer çıktı, erkeklere taş çıkardı, dün yanın hayranlığını kazandı. Bu harpte de kim bilir ne kadar Richer’ler veya Lisbeth’ler, Mata Hari’ler var! Casus kadın modası geçmemiştir.

***

Marthe Richer, harpte ölen bir subayın karısı idi; hizmete hem kocasının intikamını almak, hem de vatanına faydalı olmak için yüksek emellerle kendiliğinden girdi. İspanya’ya gönderdiler; Madrit’teki Alman harp ataşesine sokuldu, bunun metresi olmağı bile göz aldı. İçinden kan ağlayarak, bulantı duyarak, fakat ekini belli etmeyerek aşk ve sevgili rolünü o kadar hünerle oynayabildi ki nihayet ele geçirilmesi istenilen şifreyi kopya edip Fransız teşkilâtına göndermeğe muvaffak oldu.

Asıl garibi, kadın casus Mata Hari, yine bir kadın casus olan Marthe Richer’in çaldığı şifre üzerine yakalanmış, kurşuna dizilmiştir. Bu yaka şöyle olmuştur: Fransızlar kendilerine hizmet eder görünen dansöz casustan şüpheleniyorlar, fakat aleyhine bir delil bulamıyorlardı. Onu da Madrid’e yolladılar. Tam bu sırada İspanyadaki Alman bürosu Berlin’e Eiffel kulesi istasyonunun kaptığı bir telsiz gönderiyordu. Marthe’ın elde ettiği şiire ile telsizi hallettiler; aynen deniliyordu ki: “Harpten önce iyi bir ajan olan H. 21 harpten beri ciddi bir iş görmedi. Fransa’ya dönüp vazifesine orada devam etmesini söyleyiniz. Kendisine 5000 franklık bir çek verilecektir.”

Nitekim H. 21 rumuzlu Mata Hari, biraz sonra Fransa’ya geliyor, tevkif ediliyor, kurşuna dizildiği zaman vücudunda tam kalbine rastlayan bir tek yara buluyorlar ve bir tanesi ayırt edilirse öbür askerlerin — çırpınan, yalvaran, üstünü başını parlayan, direğe iple bağlanmasına lüzum görülen — bu güzel kadına nişan almadıklarını anlıyorlar!

***

Bazı geceler Avrupa radyolarında gizli teşkillerin bizce anlaşılmaz bir takım parolalarla öteye beriye haberler yolladıklarını rastgele dinlerken çok defa bu vakayı düşünür, “acaba şimdi hangi Mata Hari’ler hangi Marthe Richer’lerin tuzağına düşüyorlar ve nerelerde kurşuna diziliyorlar?” diye ürpertiler geçiririm.

Paylaş

CEVAP VER